Ahmet Maranki Stres Kürü

Ahmet Maranki Stres Kürü

Çağımızın en büyük problemi ve çoğu hastalıklara neden olan stres, yapılacak işlerin çoğalması, dinleyeceğiniz zamanın azalması, manevi değerlerimizi ihmal etme gibi durumlardan kaynaklanan özel bir haldir.

Uzun süren stres, vücudun direncini azaltıp, kanser, kalp hastalıkları ve kolesterol gibi bir çok hastalığa neden olur. Stresin artmasına yol açan önemli etkenlerden biri de, hayatta aşırı isteklerde bulunup sürekli onların peşinden koşmaya çalışarak kendimizi gereğinden fazla yıpratmaktır.

Ahmet Maranki’den Stres için Bitkisel Kürler

Strese karşı melisa, şerbetçi otu, papatya, rezene, anason, lavanta, fesleğen, nane, gülsuyu ve esmer şeker kullanılabilir.
Özellikle B vitamini tüketmek gerekir.
Spor ve düzenli egzersiz yapmak önemlidir.
Sandal ağacı, limon, sardunya, portakal, gül gibi kokuların sinir sistemini sakinleştirici özelliği mevcuttur.
Günlük stresler asla ertesi güne taşınmamalıdır.
Gözlerinizin içini daima güldürüp, kalbinizi sevgiyle doldurun. Sıkıntılarınıza gülümseyerek bakın ve onu uzaklaştırın. Bugünü yaşayın, herkesi affedici ve herkeese yardım edici ruhta olun.
Şifalı bitkiler nasıl seçilir ve bitki çayları nasıl pişirilmeli / demlenmelidir?

Verilen bitki kürlerine üç hafta devam edilip,1 hafta ara verilmesi tavsiye edilir.
Bahsedilen kürleri, doktorunuza danışmadan asla kullanmamalısınız.
Hamile bayanların, kadın doğum uzmanına danışmadan kürleri kullanması sakıncalıdır. Birçok bitkinin düşük riskini artırdığı unutulmamalıdır.

Aktarlardan bitkileri alırken, o yılın bitkisi olmasına, küflü ve ıslak olmamasına dikkat edilmelidir.

Verilen kürler hasta tedavi etmek amacıyla değil, sağlıklı yaşamak ve hastalıklardan korunmak amacıyla tavsiye edilmiştir.
Bitkilerin toksite değerleri ve doz aşımları dikkate alınmalıdır. Kürlerin karışımdan ziyade tek tek demlenerek, içilmesi önerilir. “Bitki demlemek”, bitkinin şifalı kimyasallarının ayrılıp suya geçmesi için 10 ile 20 dakika bekletilmesi demektir.

Bitki çaylarını fincan ya da bardakla içtiğimizde, kaynamış suya konulan bitkiler, içindeki etken maddelerini suya bırakır. 100 derece kaynatmış olduğunuz su, fincana konulduğunda aralarında ısı iletişimi olduğundan dolayı, ortalama 30 derece düşerek, 65-70 dereceyi bulur. Ayrıca bunun içine 25-30 derece ısıda bulunan bitki konulduğunda, suyun ısısı iyice düşeceğinden bitkinin demlenmesi mümkün olmaz. Bu şekilde bitki içindeki etken maddelerin açığa çıkıp suya geçmesi mümkün olmayacağından, bitki çayının bedene gereken etkiyi göstermesi mümkün değildir.

Demleme poşetlerinin minimum 200-250 gramlık suda demlenmesi gerekirken, Türkiyede böyle bir kültür oluşmadığından dolayı çaylar küçük fincanlarda demlenir. Bu nedenle oluşan acı tattan kurtulmak isteyenler, tatlandırmak için çayın içine fazla şeker koymayı tercih eder. Unutmamalıdır ki bu şekilde içilen bitki çayları fayda yerine zarar verir.
Top